Serüven

Bir armoni var dışarıda
Gök gürültüsü ve rüzgarlardan oluşan bir orkestra
Çığlık çığlığa şarkı söyleyen yağmura eşlik ediyor
Yapraklar hışırdarken , öfkeyle bakıyor yeryüzüne gökyüzü
Tanrılar çıldırıyor mu yoksa ben mi çıldırıyorum
Bir oyun bu , oynamayı bilmediğim
Yalnızca içinde sürüklenip gittiğim
Arzular zincirinden kopan bir halka , kaçıyor kovaladıkça
Yakalayamıyorum , bu kıyamet sarhoşluğunda
Avuçlarımın arasından kaçıp giden hayal hangisi
Gecenin karanlığında yitip gittiğim yer neresi
Ah bir gökkuşağı doğsa
Yağmurdan sonra açan güneşe , öylesine hasretim ki
Rüzgarın bile elinin değmediği sevdalar istiyorum
Kayıp bir şehirde kaybolmak ve yittiğim beni bulmak istiyorum
Yaşayan ölülerin arasına , hoş geldin törenindeymişim gibi hissederken
Avazım çıktığınca bağırmak
Kaçıp giden hayallerin ardından koşmak istiyorum
Allah ‘ ın belası yağmur , dursana artık
Yağma , yağacağın kadar yağdın
Yeter , yeter bu karanlık
Bir kapım kaldı geride , aydınlığa açık
Ama çok yolum var , hala girmek zorunda olduğum
Kaçıp gitmem olanaksız
Gücüm yok , kalmadı , gidemem derken
Her şeyden vazgeçmişken
Peşimden avaz avaz bağıran bir ben kaldı
Gitme , sana rüzgarlardan sakladığım bir sevda vereceğim diye
Rüya mı görüyorum , yoksa mistik bir hayal mi
Ne biçim bir yer burası
Ne garip düşünceler
Bu labirentten çıkmam gerek
Yıllar süren o kısır döngüden fırlayıp çıktığım çemberin , son halkası nerede
Onu alıp , sonsuz denizlere atmam gerek
Varlığı bile huzursuz ederken beni
Allah ‘ ım buda neyin nesi
Hiç bırakmıyor peşimi
Bir palet üzerinde karışan renkler gibi
Allak bullak oldu kafamın içi
Ah , neredesiniz duygularımın sesi
Ellerimi uzattım , tutsun artık biri
Kollarımı açtım , sarılsın bana o sevgili
Dünyanın bir ucundan bir ucuna gidip gelmek gibi
Her gün yaptığım bu gezinti , çıldırtıyor beni
Bir damarın içinde akan kanla beraber
Geziyorum beynimin , tüm sersefil yerlerini
Kayıp düşüncelerim var , bulmak ne mümkün
Kim bilir hangi sokağın arkasında gizli o kapılar
Ah bir bulsam , bir bulsam onları
Rahatlayacağım besbelli …
Geçmişle bugün arasında ki zincirde bir halka kopuk
Kim bilir hangi zindanda saklı anahtarları
Elveda deme zamanı geldi artık
Çok geç oldu , gitmeliyim
Bugün ki gezintiyi bitirmeliyim
Çanlar son bir defa , son bir kez benim için çalarken
Gem vurmam gerek duygularıma
Kaçıp gitmem gerek yine , o fırtınanın ortasına
Ve yine atıyorum kendimi , o kıyamet sarhoşluğuna
Evet , orkestra çalmaya
Yağmursa o aptal şarkısını söylemeye devam ediyor
Bense kendime gelip , bir sigara daha yakıyorum
Kim bilir bu serüven içinde , içtiğim kaçıncı sigara bu …
Zeliha BEKOĞLU

Konu: :)
tebrikler yazılarınız gerçekten çok güsell ...
Bağlantı »
Konu: slm
merhaba..bloğunuz tek kelimeyle harika..yazınız da bir o kadar muhteşem olmuş..sevgiyle kalın..selamlar..
Bağlantı »
Konu: merhaba
Sizin çok güzel yazılarınız var gerçekten.. :)))
Sizi Tebrik ediyorum..
Sevgiyle kalın
Bağlantı »